Son zamanlarda işe gitmek için sabah erken saatlerde evden çıkan, Çayırovalılar caddelerde koşan 70-90 kişilik Çayırova koşu gurubunu karşılarında görünce şaşırıyorlar.
Çayırovanın yüzakı maratonlarda temsil ediyor
Türkiye’nin birçok gelişmiş yerinde koşmak bir gelenek haline gelmiş durumda, yerel yönetimler ve hükümetler bu koşulara destek verip, teşvik ediyor. Gelişmiş şehirlerinde çeşitli koşu organizasyonları yapılıp, maratonlar düzenleniyor, Çayırova Koşusunun önemi burada ortaya çıkıyor. Daha ilk yılında Ülkemizin en önemli koşularından biri oldu ve devamı gelirse ileride çok daha farklı konumda olacaktır.
Sayıları hızla artıyor
Şu anda sayılarının hala az olduğunu düşünseler de, Ülkemizdeki organizasyon eksikliğinden şikayet etseler de koşmamak için mazeret aramıyorlar. Öncelikli olarak sağlıklı yaşam için yapılan bu koşularda sağlıklarını da düşünerek periyodik olarak doktor kontrolünden geçiyorlar. Antrenmanlarda ve yarışmalarda birbirleri ile yarışmak için değil kendi derecelerini geliştirmek için yarışıyorlar ve yapmış oldukları bu dereceleri daha üst seviyelere çıkartmak için büyük çaba harcıyorlar.
Yarış değil, yaşam biçimi
Herhangi bir Atletizm altyapılarının olmadığını açıkça söyleyen ekip üyelerinin kimi 60 yaşında koşmaya başlamış, kimi de 20 yaşında. Sporcu geçmişleri yok ama artık kendilerini sporcu gibi hissettiklerini söylüyorlar. Şu anda herhangi bir kulübe bağlı olmayan sosyal grup olarak hareket eden atletler Türkiye Atletizm Federasyonu ferdi lisansına sahip ve bu lisansla yarışmalara katılıyorlar. Bu grubun en yakın destekçisi İstanbul Masterleri Atletizm Kulübü. Onlarda bu gruba çok sempatik bakıyor ve yaptıkları faaliyetlere destek oluyorlar.
Her hafta değişik bir bölge
Koşularını her hafta değişik bölgelerde yapıyorlar. Bazen Pendik-Bostancı sahilinde, bazen Tuzlada, bazen Muallimköyde, bazen de Eskihisarda, Ama en çok Çayırovada. Sürekli, başka yerlerde koşarak, koştukları yerlere koşu kültürünü götürmeyi amaçlıyorlar ve şimdiye kadar da son derece başarılı oldular. Koşarken bazen insanların; amca bu yaşta işin mi yok. git torununu sev tarzındaki laf atmalarına gülüp geçtiklerini söyleyen atletler insanların kendilerini sorgulaması gerektiğini, sağlıklı yaşam için spor yapmanın şart olduğu bilincini insanlara anlatabilmek için yola çıktıklarını söylüyorlar.

