yakintakipgazetesi @ gmail.com

Yazıma bir kıssa ile başlamak istiyorum.....

Hz. Ömer(r.a.)’in halifelik dönemini diğerlerinden ayıran sıfatlardan başta geleni, kendisinin karşısında şah ile fakir, asil ile sıradan, akraba ile yabancı, insanların ayrım olmaksızın aynı muameleyi görmeleridir. Cebele bin Eyhem Suriye’de nüfuz sahibi ileri gelenlerdendi.

Tavaf esnasında Mekke’de eteğine, nasılsa adamın biri bastığından Cebele adama bir tokat atmış, o adam da kendisine mukabelede bulunmuştur. Cebele, Hz. Ömer (r.a.)’e şikâyet etmiş, Hz. Ömer (r.a.) de: “Ektiğinizi biçmişsiniz!” cevabını vermişti. Cebele de, kendi mevkisi icabı bu adamın idam ile cezalandırılması lâzım geldiğini söyleyince, şu cevabı almıştı:

“Cahiliyet zamanında vaziyet, dediğiniz gibi idi. Fakat İslâmiyet insanlar arasında bu gibi farklılıkları kaldırdı.” Cebele de: “Müslümanlık hasep ve nesep farkını gözetmeyen bir din ise ben bu dinden vazgeçtim.” demişti ve gizlice İstanbul’a kaçmıştı. Fakat Hz. Ömer (r.a.) onun hatırı için dahi adaletten ayrılmamıştı

Şimdi birkaç soru sormak istiyorum…

Peki hal böyleyken, seçim meydanlarında Ömer’i anlatanlar ne haldeler?

Seçtiğimiz başkanlar bu kıssanın neresindeler?

Seçtiğimiz Başkanlar, Adaletin neresindeler?

Yaptıkları atamalarda liyakat nerede?

Yaptırdıkları işlerde adalet ön planda mı?

Adamcılık ne durum da?

Halka hangi pencereden bakıyorlar?

Yandaşlar el üzerinde tutulmaya devam ediyor mu?

Sınıf ve zümre ayrımı yapılıyor mu?


Şunu unutmayın’ ’Bizler CEBELE gibi dinimizden değil ama,sizin yaptıklarınız ve yapmadıklarınızdan dolayı, size olan güvenimizden vaz geçmeye başladık…

Ve üstte sıraladığım bütün sorulara kendi cevabımı yazıyorum

YA ÖMER BİR KEZ DAHA GEL,ÇÜNKÜ BİZ ADALETE SUSADIK….

Kalın sağlıcakla....