ORUÇLUYA NEBEVÎ UYARILAR (II)

Bu makale 533 kere okunmuş.15 Haziran 2016, Çarşamba - 13:10

"Yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terk etmeyenin yemesini-içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.." (Buhârî, Savm 8)

Oruç tutan nice kimseler vardır ki oruçtan kazandığı sadece aç ve susuz kalmaktır. Geceleri ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki bu ibadetinden kazancı sadece uykusuz kalmaktır. (İbn Mâce Sıyâm 21)

Oruç, Müslüman’ı en güzel gösteren manevî elbiselerden birisi. Zira bu ibadet ile kendini dünya nimetlerinden ve nefsanî arzulardan uzaklaştıran insan, Rabb’ine daha çok yaklaşıyor. Ancak orucu sadece yeme-içmeyi terk etmekten ibaret gören kimse, bu güzel elbiseyi yalan, gıybet, iftira vb kötü davranışlarla kirletip yırtabiliyor.

 Yalan konuşmak, gıybet etmek, iftirada bulunmak, başkalarına kötü söz söyleme, sövmek  mü’mine hiçbir zaman yakışmayan, toplum sağlığını ve huzurunu tehdit eden tutum ve davranışlardır. Bu davranışlarda insanın şerefiyle, değeriyle oynama, onu zedeleme ve toplumda mahcup bir konuma düşürme söz konusudur. Fıkıh ve ilmihal kitaplarında orucu bozan şeyler sayılırken bu davranışlar zikredilmez. Bunlar her ne kadar orucu bozan davranışlar değilse de oruçtan elde edilmesi amaçlanan fazilet ve sevabın azalmasına sebep olur; orucun insanda oluşturacağı ahlakî olgunluğun, kulun Allah karşısındaki takva ve kulluk bilincinin kökleşip gelişmesine engel olur. Oruçlu Allah'ın emrine uyup yemesini-içmesini ve cinsel ihtiyacını terk ediyorsa, diline de hâkim olması gerekir.

Hadis-i şerifte özellikle vurgulanan yalan, İslam'ın şiddetle yasakladığı ve büyük günah saydığı davranışlardan biridir. Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerde yalan şiddetle yasaklanmış; bu kötü davranışın insanı sürükleyeceği olumsuz durumlardan bahsedilmiştir. Nitekim bir ayet-i kerimede yalan, puta tapma yasağı ile birlikte zikredilerek adeta şirke düşmekten, puta tapmaktan nasıl korkup sakınıyorsanız, korkup sakınmanız gerekiyorsa yalandan da öylece sakının mesajı verilmiştir:

Artık putlara tapma pisliğinden ve yalan sözden kaçının. (Hac 22/30) 

Sevgili Peygamberimiz de yalanla mü'minin aynı karede bulunmasına asla cevaz vermemiştir. Nitekim ashaptan birinin;

"Ya Rasülallah! Mü'min korkak olabilir mi?" sorusuna "Evet" olabilir. "Cimri olabilir mi?" sorusuna "Evet" olabilir demesine rağmen, "Peki yalancı olabilir mi?" sorusuna ise; "Hayır! Asla yalancı olamaz!" şeklinde cevap vermiştir. (Muvatta, Kelam 19).

Oruç bir irade eğitimidir. Oruçla elde edilmek istenen asıl sonuç, diğer yasaklara karşı da bir irade gücü ve direnç kazanmaktır. Kulun kemale erip olgunlaşmasına vesile olan ibadetler, ahlâkî değerlerden ayrı düşünülemez. Hakkıyla kılınan namaz insanı nasıl kötülüklerden alıkoyarsa (Bkz. Ankebut 45) hakkıyla tutulan oruç da böyledir. Oruçtan istifade edip gereken verimi alabilmesi için kulun bütün uzuvlarıyla oruç tutması gerekir.

Efendimiz’in (sas) hadislerindeki ikazlara kulak vererek yalan, gıybet, iftira gibi yanlış ve zararlı davranışlarla mübarek Ramazan ayına ve tuttuğumuz oruca gölge düşürmeyelim. Ruhumuzu yücelten, bedenimizi dinlendiren, bizi kemal noktasına ulaştıran böyle önemli bir ibadeti ve Ramazanı gafletimize kurban ederek zayi etmeyelim. 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 4 = ?

 
haber yazılımı: buki