MUHARREM ve AŞURA

Bu makale 515 kere okunmuş.31 Ekim 2014, Cuma - 14:00

"Ramazan orucu dışında en faziletli oruç, Allah'ın ayı Muharrem’de tutulan oruçtur. Farzlar dışında en faziletli

namaz da gece namazıdır."(Müslim, Siyam, 202-203)

Peygamber Efendimiz’in Allah’ın ayı diye nitelendirdiği, Kamerî aylardan ilki olan Muharrem ayını idrak etmiş bulunuyoruz. Muharrem, aynı zamanda Hicrî takvimin ilk ayıdır. Muharrem, kelime olarak "haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan, saygı duyulan" anlamlarına gelir.

Kur'ân-ı Kerîm'de ayların sayısının 12 olduğu, bunlardan dördünün haram aylar olduğu ifade edilmiş fakat bu ayların ismi zikredilmemiştir:

Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.  (Tevbe9/36)

Resûl-ü Ekrem (S.A.V)haram ay­ları Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb olarak açıklamıştır.(Buhârî, "Meğazî", 77)

Muharrem ayı Müslümanlar arasında hem olumlu hem de olumsuz olarak anılagelmiştir. Sevgili Peygamberimiz, Muharrem ayını "Allah'ın ayı" olarak nite­lendirip Ramazan’dan sonraki en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu beyan buyurmuştur.

Muharrem ayı Peygamber Efendimiz’in torunu Hz Hüseyin’in ve Ehl-i Beyt mensubu 70’den fazla Müslümanın şehadetine tanıklık ettiği bir matem ayıdır. Bu elim hadise bu gün Irak topraklarında bulunan Kerbelâ denilen mevkide meydana gelmiştir. Mezhebi, meşrebi,  kültürü ve anlayışı ne olursa olsun bu olay bütün Müslümanları derin acılara gark etmiş; sinelerde onulmaz yaralar açmıştır. Tarihimizde meydana gelen bu tür üzücü hadiselerden dersler çıkarmalı, birlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olacak bir anlayış ve yaklaşım içinde olmalı, ayrılık ve ihtilaflara sebebiyet verecek tutum ve davranışlardan kaçınmalıyız.

Muharrem ayı’nın özelliklerinden biri de Aşura geleneğidir. Hz. Pey­gamber risâletten önce ve Medine'ye hic­retinden sonra bu günde birkaç defa oruç tutmuş, müslümanlara da tutmala­rını emretmiş, ramazan orucunun farz kılınmasıyla birlikte bu orucu isteğe bırak­mıştır. Resûl-i Ekrem Muharrem’in sade­ce onunda değil dokuz ve on birinci günlerinde de oruç tutulmasını tavsiye etmiş­tir. (Buhârî, "Şavm", 69)

Aşûra günü denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir. Hz. Âdem’in tevbesinin kabulü, Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağına oturması, Hz. İbrahim’in ateşten kurtulması, Hz. Yakub’un oğlu Hazreti Yusuf’a kavuşması ve Hz. Musa’nın Firavun’un tasallutundan kurtulması bunlardan birkaçıdır. Aşura Müslümanlar arasındaki paylaşma, dayanışma, birlik ve kardeşlik duygularını geliştiren önemli bir gelenektir. Yazımı bir Hak dostunun manzumesiyle bitiriyorum.

Bu gün mah-i muharremdir muhibbi hanedân ağlar.

Bu gün eyyam-ı matemdir bu gün ab-ı revan ağlar.

                                                                       (Muhammet Lutfi Efendi)

Bu vesile ile başta Hz Hüseyin Efendimiz olmak üzere şehit olan diğer Ehl-i Beyt mensupları ve bütün din büyüklerimizi rahmetle yad ediyor; manevi şahsiyetleri huzurunda hürmetle eğiliyor; bu ayın İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar ve bereketler getirmesini niyaz ediyorum.

 
 

Mehmet KARATEPE

Çayırova Vaizi

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 3 = ?

 
haber yazılımı: buki