KUR’AN’IN BİRLİK VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI (1)

Bu makale 378 kere okunmuş.25 Nisan 2016, Pazartesi - 11:35

Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. 

Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (Ali İmran 3/103-104)

***

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! (O halde) Allah'a karşı gelmekten sakının (da bu tür yanlış davranışlardan uzak durun.) Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir. 

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olandır. (Hucurat 49/12- 13)

***

Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenlik (dini olan İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin (Şeytana uymayın.) Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Bakara 2/208-209)

***

Ey İman edenler! Allah'a ve Rasûlü’ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. (Enfal 8/46)

***

Onlardan (muhacirlerden) önce Medine'yi yurt edinmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar (Ensar-ıKiram), hicret edenleri (Muhacirleri) severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. (Haşr 59/9)

Burada kendisini hayırla yad ettiğimiz ve rahmetle andığımız Merhum Hasan Basri ÇANTAY’ın  Kur’an-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm adlı  o enfes tefsirli mealindeki açıklamalarına yer vermek istiyorum.

Bu haslete îsâr derler ki kişinin kendisi muhtaç iken, başkalarının ihtiyacını daha önde görerek onun yardımına koşması demektir. Biz buna “ferağat-ı nefs, diğerğamlık” diyoruz. İslam tarihi birçok isâr misalleriyle doludur. Nitekim Medine-i Münevvere’nin yerlileri olan Ensar-ı Kiram, oraya hicret eden din kardeşlerini bütün mallarına ortak etmişler, onlarla samimi kardeşlik antlaşması yapmışlardır. Peygamberimiz Medine’deki Yahudi kabilelerinden biri olan Nadiroğulları’ndan alınan ganimetlerin muhacirlere verilmesi ile bunların artık Ensar’ın evlerinden çıkıp kendi başlarına çalışmaları yahut da bir süre daha Ensar’ın evlerinde kalmalarına mukabil Ensar’ın da ganimete ortak edilmesi teklifine Ensar-ı Kiram ne kendilerinin bir şey almalarına ne de muhacirlerin evlerinden çıkmalarına razı olmuşlardır. Bu sayede cenab-ı peygamberin hoşnutluğunu ve bu ayet ile de Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanmışlardır.

***

Onların arkasından gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.(Haşr 10)

Ayetteki “onların arkasından gelenlerden” maksat muhacir ve Ensar’dan sonra kıyamete kadar gelmiş ve gelecek olan mü’minlerdir ki bunların şiarı kendilerinden önce gelmiş bulunan Ashab-ı Kiram’ı ve Selef-i Salihîn’i daima hayırla yâdetmektir. … Kalbinde Ashab-ı kiram hakkında ğıll-ü ğîş, kin ve buğz taşıyanlar, bütün ashabı rahmetle yâdetmeyenler  Cenab-ı Hakk’ın bu ayetle kast ve methettiği mü’minler arasına dahil olamazlar. Çünkü Allahü Teâlâ mü’minleri üç sınıf olarak zikir ve tertip buyurmuştur ki onlar evvela muhacirler, sonra Ensar, sonra bunların arkasından gelip de kendilerini hayırla yâdeden mü’minlerdir.(H.Basri ÇANTAY)

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 5 = ?

 
haber yazılımı: buki