KUR’AN’DA ZULÜM KAVRAMI (1)

Bu makale 566 kere okunmuş.05 Şubat 2015, Perşembe - 14:47

 

Zulüm, sözlükte, bir şeyi kendine mahsus yerine koymamak, kendi yerinden alıp başka bir yere koymak, noksan yapmak, sınırı aşmak, doğru yoldan sapmak, meyletmek, başkasının hakkını eksiltmek, hakkını vermemek, hakkın yerine ulaşmasına engel olmak ve yapılmaması gereken bir davranışta bulunmak gibi anlamlara gelir.

Zulüm kavramı, Kur’an öncesi Arap toplumunda insani ilişkilerde her türlü olumsuz söz, fiil ve davranışları ifade etmekte kullanılmıştır. Kur’an’da bu kavram insanlar arasındaki olumsuz ilişkiyi ifade etmekle birlikte çoğunlukla Allah’a karşı görevlerde inkâr ve isyan olan söz, fiil ve davranışları ifade etmektedir.

Kur’an’da zulüm kavramı 58 surede 266 ayet-i kerimede 289 defa geçmiştir. (Dinî Kavramlar Sözlüğü Diyanet Yay.) Bunlardan bir kısmı şu ayetlerdir:

Allah’a şirk koşmak zulümdür:

İnanıp da imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.   (En’am, 6/82.)

Âyetteki zulümden maksat, Allah'a şirk koşmaktır. Çünkü zulmün asıl anlamı, "hak sahibinin hakkını tanımamak, hak sahibine hakkını vermemektir." Ulûhiyyet ve rubûbiyyet yalnızca Allah'a ait olduğu halde, başka varlık ve nesneleri de Tanrı yerine koymak, Allah'ın mahlûkatı üzerindeki hakkını tanımamaktır. Nitekim Hz. Peygamber de "Allah'ın kulları üzerindeki hakkı O'na kulluk edip hiçbir şeyi kendisine ortak koşmamaktır.” Buyurmuştur.

Bu âyet geldiğinde müslümanlar, hayat boyunca zulümden uzak durmanın kendileri için mümkün olmadığını düşünerek telâşa kapılmışlar; bunun üzerine Peygamber Efendimiz âyetteki zulmün Lokman (A.S)’ın oğluna hitaben söylediği "Sevgili oğlum! Sakın Allah'a ortak koşma; çünkü O'na ortak koşmak kesinlikle çok büyük bir zulümdür.” (Lokman 31/13) sözündeki zulüm olduğunu açıklayarak ashabını teskin etmiştir. (Kur’an Yolu Tefsiri)

Allah’ı inkar etmek zulümdür:

Ey iman edenler! Alım satım, dostluk ve aracılığın olmadığı bir gün gelip çatmadan Allah'ın size verdiklerinden O'nun için harcama yapın. Kâfirler zalimlerin ta kendileridir. (Bakara, 2/254)

Ayet-i kerimede kafirler zalim olarak nitelendirilerek küfrün açık bir zulüm olduğu ortaya konmuştur.

Nifak zulümdür:

Biz her bir peygamberi, Allah'ın izniyle, ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettiklerinde sana gelseler de Allah'tan bağışlanma dileselerdi, Peygamber de onlar için mağfiret dileseydi, elbette Allah'ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı. (Nisa 4/64)

Ayet-i kerimede kendilerine zulmedenlerin, münafıklar ve Allah’a isyan eden mü’minler olduğu açıklanmış, nifak ve isyana sapanların kendilerini temizlemek için, samimi olarak pişman olmaları, Resûlullah'a gelip suçlarını itiraf etmeleri, bağışlaması için Allah'a yalvarmaları ve O'nun sevgili peygamberinden de kendileri için dua etmesini, Allah'tan bağışlama dilemesini istemeleri gerektiği ifade edilmiştir. (Kur’an Yolu Tefsiri)

Haksız muamele zulümdür:

Eşlerinizi boşadığınızda, onlar da bekleme sürelerini (iddet süresi)doldurduklarında ya onlarla yeniden evlenip iyilikle tutun (evliliğinize devam edin)ya da iyilikle serbest bırakın. Onları zarar vererek haklarını çiğnemek için nikâh altında tutmayın. Bunu yapan bilsin ki kendine zulmetmiş olur. (Bakara, 2/231)

Kocaların, boşama haklarını kötüye kullanarak sevmedikleri veya kendilerini sevmeyen, iyi geçinemedikleri ve mutluluğu paylaşamadıkları eşlerini, sırf onlara zarar vermek, intikam almak, başkalarına yar etmemek... için nikâh altında tutmaları bu âyette yasaklanmış; bunu yapanların yalnızca eşlerine değil kendilerine de zulmetmiş olacakları bildirilmiştir. (Kur’an Yolu Tefsiri)

Sağlık ve esenlik dileği ile hayırlı Cumalar…

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

10 + 10 = ?

 
haber yazılımı: buki