dyt.betulcelebi @ gmail.com


Alınan toksinlerin dokularımıza zarar vermeden atılmasına detoksifikasyon, kısaca detoks denir. Toksinlerin hepsi dışardan alınmaz. Vücudumuz da bu zararlı maddeleri yaşam tarzımıza bağlı oluşturabilir. Vücudumuzda iki farklı detoks sistemi vardır. Birincisi antioksidasyon sistemi, ikincisi ise karaciğerin detoksifikasyon görevidir.
Antioksidasyon: Enerji sağlamakta temel madde oksijendir. Tüm hücrelerin buna ihtiyacı var, örneğin beyin hücreleri en fazla 3 dakikalık bir oksijensizliğe tahammül edebilir. Kötü haber radyasyon, kirlilik, virüsler, ilaçlar ve sigara gibi etmenlerle zehirli bir bileşik olan oksijen radikallerine dönüşür (serbest radikaller) ve bunlarda dokulardaki hücrelere kolaylıkla bağlanır. Bu bağlanma elektron alışverişi ile olur ve domino etkisi dediğimiz diğer bağlanmaları da tetikler. Basit bir benzetmeyle ısırılmış bir elma nasıl açık havada çürüyorsa hücrelerde öyle yıpranır ve yaşlanır.
İyi haber ise bu hasarları önleyecek bir sistemimiz var. Tek yapmamız gereken bu çürümeyi baştan engelleyecek besin eklerini almak. Bu temel besin ekleri C, E ve B2 vitaminleri, biflavinoid, beta karoten, glutatyon, selenyum ve çinkodur. Bu maddelerin hepsi aynı anda zincirleme bir görev yaparak bu radikalleri organizmadan uzaklaştıracak hale getirir. Yani bu besin eklerini hep birlikte ve uygun miktarlarda almalıyız.
Birçok kronik hastalık bu oksidasyon stresine bağlıdır. Bu da bazılarımızın neden çabuk yaşlanıp bazılarımızın genç kaldığını açıklar. Hem fiziksel hem psikolojik stres bu toksinlerin artmasına ve vücudun bu maddelere ihtiyacının artmasına neden olur.
Karaciğer detoksifikasyonu: Detoksifikasyonun diğer önemeli aşaması ise karaciğerde olur. Karaciğerde bulunan birçok enzim değişik yollarla vücuda giren toksik maddelerin atılımını sağlar. Toksinler önce vücuda zararsız veya daha az zararlı ara formlara dönüştürülür, sonra parçalanır. Birçok toksinin yağda erime özelliği vardır. Bazıları bağırsakla atılırken bazıları da suda eriyen hale getirilir; böylece böbrekten atılması sağlanır.
Bu iki aşamalı detoksifikasyonun ikinci aşamasında gereken enzimlerin çoğu vitaminler, mineraller ve amino grup asitlerden sağlanır. Bu maddelerin yetersiz olması durumunda oksijensiz serbest radikaller ortaya çıkar. Bu serbest radikaller toksinin kendisinden bile daha zararlı olabilir.

Sonuçta vücudumuzda birken bu toksinleri uzaklaştırmanın yani DETOKS un üç temel şartı var. Bu toksik maddeleri olabildiğince almamak, alınan yada yanlış beslenme yada hayat tazı nedeniyle vücudun oluşturduğu bu

Detoksun Sakıncalı Olduğu Durumlar
Çocuk ve yaşlıların, ciddi kronik hastalığı olanların, alkol ve madde bağımlısı olanların; ilaç, ağır metal veya radyo aktiviteyle zehirlenmiş olanların ve tabi ki hamile ve emziren annelerin detoks uygulaması sakıncalıdır.
Detoks Diyeti
• Yiyecekleri iyice çiğneyin
• Yemek öncesi ve sonrası birkaç dakika rahatlayın
• Rahat bir oturma pozisyonunda yiyin
• Önce buharda pişmiş veya kaynatılmış taze sebze ve yeşillikler yiyin
• Akşam yemeğinden sonra sadece bitki çayları tüketin
Detoks Sırasında Kaçınılması Gereken Yiyecekler
• Şeker
• Süt ürünleri ve yumurta
• Buğday ve glüten içeren yiyecekler
• Mısır
• Kafein
• Alkol, çikolata, katı yağlar