İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Meclis Genel Kurulu'nda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Türkiye'deki bombalama olaylarını terör olaylarını FETÖ ve IŞİD yapmıştır" diyaloğu üzerine söz alan Türkkan, terör örgütleri arasında PKK'nın belirtilmemesine tepki gösterdi.

Türkkan konuşmasının bir bölümünde “12 asker ve polis, 2 MİT görevlisi dört yıldır PKK'nın elinde. Hatta sizin genel başkanlarınızı koruyan o polis memurları var ya, onların mesai arkadaşları şu anda PKK'nin elinde” iddiasını dile getirdi.

 

İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan şöyle konuştu:

"Biraz evvel konuşmaları izledim. IŞİD bir terör örgütü yani bunun aksine bir şey söylemek mümkün değil. IŞİD her ne kadar bir zamanın Başbakanının "Bunlar öfkeli gençler." dediyse bile öfkeli genç olmadığı, ciddi anlamda bir terör örgütü olduğu ortada.

Yalnız bir şey var: IŞİD'li militanın kaçırdığı Ezidi olunca farklı olmuyor, Türk olunca da farklı olmuyor, Kürt olunca da farklı olmuyor. Yani kimi kaçırıyorsa orada, zulme kim uğruyorsa onun kimliği yoktur. Yani Ezidi olmasını vurgulamanın gereği de yok; Türk de olabilirdi, Kürt de olabilirdi. IŞİD terör örgütünün Türkiye'ye verdiği zararlar da ortada. Yani Ankara Garı'nda yitirilen 105 can var, bunların hepsi de doğru.

Yalnız bir şey söyleyeceğim sevgili arkadaşlar: IŞİD kadınları kaçırdı, IŞİD bu kadınları sattı, iddialar var, ne kadarı doğru bilmiyorum ama iddianın altında mutlaka bir mesnet vardır, buna göre dillendirilmiştir.

 

"12 ASKER VE 2 MİT PERSONELİ PKK'NIN ELİNDE!"

"Astsubay Semih Özbey'i tanıyor musunuz? 18 Eylül 2015'te Tunceli'den Erzincan'a giderken -dört sene oldu- kaçırıldı, Semih bu. Semih dört senedir bir defa ailesiyle görüştü. Bunu da PKK terör örgütü kaçırdı. Yani IŞİD'in kaçırdığını söylerken, IŞİD'in yaptığı zulümleri söylerken PKK'nın yaptığı zulümlerden bahsetmezseniz ‘Senin teröristin, benim teröristim’ meselesine gelir, bu da bu Türkiye'nin dibine dinamit koymaktır.

12 asker ve polis, 2 MİT görevlisi dört yıldır PKK'nın elinde. Hatta sizin genel başkanlarınızı koruyan o polis memurları var ya, onların mesai arkadaşları şu anda PKK'nin elinde. Hiçbir gün kalkıp "Bu PKK terör örgütü bizi bile koruyan bu polis memurlarını niye kaçırıyor?" diye hayıflanmazsanız bu söylediklerinizde samimi olmazsınız.

Eğer bir zulümden bahsedecekseniz zulmün ismine göre saklı tutmayın; PKK'nın zulmünden de bahsedeceksiniz, IŞİD'in zulmünden de bahsedeceksiniz, FETÖ'nün zulmünden de bahsedeceksiniz. Bütün zalimler kahrolsun!"