Türkiye asla teröre taviz vermez

23 Ağustos 2015, Pazar - 13:23

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, “Türkiye teröre asla boyun eğmez, Türkiye asla teröre taviz vermez. Bizim sabrımızı, bizim kardeşlik içerisinde bu süreci sonuçlandırma arzumuzu ve azmimizi yanlış okuyanlar bedelini görüyor ve bu bedeli bunlara ödetmeye devam edeceğiz” dedi

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, terör örgütüne tarihindeki en büyük darbenin bu son bir aylık süreçte vurulduğunu, bu mücadelenin terör örgütüne diz çöktürene kadar devam edeceğini belirterek, “Türkiye teröre asla boyun eğmez, Türkiye asla teröre taviz vermez. Bizim sabrımızı, bizim kardeşlik içerisinde bu süreci sonuçlandırma arzumuzu ve azmimizi yanlış okuyanlar bedelini görüyor ve bu bedeli bunlara ödetmeye devam edeceğiz” dedi.

Gebze Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Gebze İlçe Teşkilatı 69. Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Işık, Türkiye’deki bazı illegal yapıların siyaset üzerine kurmaya çalıştığı baskıların hepsini bertaraf ettiklerini ve en son ihanetlerin en büyüğüyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Bakan Işık, şu ana kadar yaklaşık 700 teröristin etkisiz hale getirildiği, 500’e yakın teröristin de yaralandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Terör örgütünün tarihindeki en büyük darbe bu son bir aylık süreçte vuruldu. Bu mücadele de terör örgütüne diz çöktürene kadar devam edecek. Türkiye teröre asla boyun eğmez, Türkiye asla teröre taviz vermez. Bizim sabrımızı, bizim kardeşlik içerisinde bu süreci sonuçlandırma arzumuzu ve azmimizi yanlış okuyanlar bedelini görüyor ve bu bedeli bunlara ödetmeye devam edeceğiz. Ta ki silahları gömüp, üzerine beton döküp, Türkiye Cumhuriyeti’ni bütün teröristlerin terk etmesini sağlayana kadar bu mücadele kararlılıkla sürecek.”

 

“Bütün hedefler de yüzde 100 isabetle vuruldu”

Terör örgütünün kalleşçe, haince eylemler yaparak askerleri şehit ettiğini aktaran Işık, Türkiye’nin artık ‘benim silahımı Güneydoğu’da terör operasyonlarında kullanamazsın’ diye kendisine sınır konulan bir ülke olmadığını vurguladı.

Bakan Işık, “Artık Türkiye bugün 12 yıllık iktidarımızın yaptığı tüm çalışmaların sonucunda kendi Göktürk uydusundan bütün o bölgeyi uydudan izleyen, oradaki hareketliliği, yapılaşmayı takip eden bir ülke. Bundan dolayı Kandil’de, Kuzey Irak’ta bütün hedefleri hatasız vurmayı başardık. Bütün hedefler de yüzde 100 isabetle vuruldu. Hatta o kadar ki örgütün para kasasının bulunduğu hedef vuruldu ve bütün para imha edildi, bütün uyuşturucu imha edildi. Artık Türkiye bu güçte bir ülkedir” dedi.

Terör örgütü için tek yolun silahları bırakmak, silahı gömüp, Türkiye’nin dışına çıkmak olduğunu kaydeden Işık, “Bunun dışında hiçbir yol yok. Bunu başarana kadar da bu mücadeleye devam edeceğiz. Bunu başarana kadar da elbette şehitlerimiz olacak ama Allah’ın izniyle şehitlerimizin hiçbirinin kanı yerde kalmayacak” diye konuştu.”

 

“HDP’ye bakanlık verilirse bunun vebali ve günahı MHP’nindir”

Koalisyon kurma çalışmalarına da değinen Bakan Işık, herkesin beklediği koalisyon formülünün siyaset olarak birbirine yakın olan AK Parti-MHP formülü olduğunu ancak MHP genel başkanının daha ilk gece tekrar seçim olması gerektiğini söylediğine işaret ederek, “Ondan sonra da hiçbir uzlaşmaya yanaşmadı. Yani ‘benimle koalisyona gelme’ diyecek şartları önceden basına verdi aslında adeta ‘niye geliyorsun bana’ havası getirdi” ifadelerini kullandı.

AK Parti ve CHP tabanlarının olarak birbirine yakın olmadığını, tabanlar arasında ciddi bir güvensizlik bulunduğunu anlatan Işık, şunları söyledi:

“AK Parti tabanı CHP’yle kesinlikle bir koalisyon istemiyor. Bunu her vesileyle bize söylediler ama aynı zamanda da CHP tabanı da AK Parti’yle bir koalisyon istemiyor. Bir de konular masaya yatırıldıkça görüş ayrılıklarının ne kadar derin olduğu da ortaya çıktı. Böyle bir durumda sürdürülemeyecek bir koalisyon hükümetini ortaya çıkarıp da hem ülkenin zaman kaybetmesi hem de sorunların birikmesine mahal vermemek en doğru yöntemdi. AK Parti ile CHP bir koalisyon oluşturmadan görüşmeleri tamamladık. Zaten HDP’nin seçimden önceki tavrı da seçimden sonraki tavrı da seçimden sonraki süreç de kesinlikle AK Parti’yle HDP’nin bir koalisyon kurması mümkün değil.”

“Burada tek bir natif kalmıştı, MHP’nin de içinde olabileceği ya da dışarıdan destekleyeceği bir hükümetle seçime gitmek ama MHP onun da önünü kesti” diyen Bakan Işık, “Şimdi önümüzde bir tek natif var. Eğer yarın akşama kadar herhangi bir gelişme olmazsa, Pazartesi günü sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasanın 114 ve 116’ncı maddelerinde kendisine verilen yetkiyi kullanarak, ülkeyi tekrar seçime götürecek ve bu seçime bir seçim hükümetiyle gidilecek” dedi.

Seçim hükümetinde de Anayasa gereği AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin meclisteki sandalye sayılarıyla orantılı şekilde bakanlıklarda görev alacaklarını aktaran Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şu ana kadar CHP ve MHP ‘ben girmeyeceğim’ dedi. Bir tek HDP var. HDP’ye de üç tane bakanlık düşüyor. HDP terörle mücadelenin bu kadar yoğun yürütüldüğü bir dönemde, Anayasa gereği eğer biz HDP’yle bir seçim hükümeti kurmak zorunda kalırsak bunun bütün sorumluluğu, bütün vebali, günahı Milliyetçi Hareket Partisi’nindir. Terör örgütünün siyasi uzantısının ki terörü hiçbir zaman kınamadı lanetlemedi. Eğer MHP, HDP’nin hükümette yer almasını istemiyorsa, yarın akşama kadar meclisten seçim kararı alınarak seçime gitmenin önünü açmalıdır. Yoksa o üç bakanlığın HDP’de olmasının vebalini de günahını da sorumluluğunu da MHP taşıyacaktır.”

 

“Onlar dönemin savcıları oldu”

AK Parti hareketinin 17-25 Aralık darbe girişimiyle önünün kesilmek istendiğini ama bu girişimi de boşa çıkardıklarını anlatan Işık, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bazıları o günün savcılarına ‘kahraman savcılar’ diye bakıyordu. ‘O kahraman savcı diye manşet atanların şu anda yüzü kızarıyor mu? Nerede şimdi o kahraman savcılar?’ Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a, oradan Ermenistan’a, oradan Ukrayna’ya, oradan da Almanya’ya kaçtılar. Bakalım bundan sonra nereye gidecekler. ‘Ne oldu? Hani siz yolsuzlukla mücadele ediyordunuz? Niye korkup kaçtınız? Eğer yaptığınız hukuk içinde bir işse niye hemen tası tarağı toplayıp tüydünüz?’ Onlar da çok iyi biliyorlardı ki bu bir darbe girişimidir. Bu bir darbe teşebbüsüdür. Her darbede olduğu gibi onlar daha darbeyi yapmadan sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili, o zaman Başbakan olarak ‘dönemin Başbakanı’ ifadesini kağıda geçirdiler, tutanağa geçirdiler ve bu ortaya çıktı.

Daha 17-25 Aralık darbesini yapmadan hükümetin düşeceğini ve sayın Başbakanımızın dönemin başbakanı olacağını yazdılar ama Allah’a hamdolsun milletimizin güçlü desteği ve Rabbimizin inayetiyle sayın Cumhurbaşkanımız dönemin başbakanı olmadı şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ama onlar dönemin savcıları oldu. Bugün de dönemin kaçak savcıları, firari savcıları.”

 

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

2 + 4 = ?

 
haber yazılımı: buki