Taşeronluk köleliğin makyajlı hali

09 Mayıs 2015, Cumartesi - 12:33

KOÜ, Kocaeli Barosu ve Barolar Birliği’nin ortak yaptığı Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları sempozyumun konusu olan taşeronluk, köleliğin makyaj yapılmış hali olarak tanımlandı

 

 Türkiye Barolar Birliği, Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Barosu’nun, Yargıtay İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Daireleri’nin katkıları ile düzenledikleri “Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları” sempozyumunun 6’ıncısı başladı. KOTO salonunda yapılan konferans bir gün sürecek. Sempozyuma Yargıtay 21. Daira Başkanı Doç. Dr. Onat Öztürk, 7. Hukuk Dairesi Başkanı Doç. Dr. Muhittin Astarlı, 10. Daire Başkanı Doç. Dr. Saim Ocak, KOÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ercüment Çiftçi katıldı. Sempozyum’da taşeron sistemin iş sağlığı ve iş güvenliğine tikleri tartışıldı.

 

TÜRKİYE’NİN EN CAN ALICI KONUSU 

Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Selamoğlu, bu yıl 6’ıncısını düzenledikleri Çalışma Yaşamı ve Güncel sorunları sempozyumunda bu yıl Türkiye’nin en can alıcı sorunu olan iş sağlığı e iş güvenliğini konu aldıklarını belirtti. Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi ve Dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Selamoğlu, “Bu ülkenin çalışma ilişkilerinin sadece hukuk, yasal alan ve yargı sürecine bırakılması, toplumun kendisi için ne kadar hakkaniyetli bir tercih? Ancak unutmayalım ki tüm siyasal ve ekonomik kurumların yaratıcısı da toplumun kendisidir” dedi.

 

12 İŞ MAHKEMESİ VAR

Çalışma Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat İbrahim Tavan, Kocaeli’de 2 bin 500’den fazla küçük ve büyük işletmelerin olduğunu belirtti. Türkiye sanayisinin kalbinin bu kentte attığını ifade eden Tavan, “Bu kentte Kocaeli’de 6, Gebze’de 6 iş mahkemesi bulunmakta. Şu anda 9 bin dosya ile hizmet ediyorlar. Çalışma hayatındaki zorluklar karşı 12 iş mahkemesi ile hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi. Baro Başkanı Sertif Gökçe ise yaptığı açılış konuşmasında, sempozyumun en önemli gündem maddesinin taşeronluk olduğunu belirterek, Soma’nın yıldönümü yaklaşırken bu tartışmayı yapmanın önemine değindi.

 

ÜNİVERSİTEDE DE TAŞERON MAĞDURU

İş kazalarının işin fıtratında olmadığını belirten Gökçe, “Alınacak önlemlerle birlikte iş kazaların önüne geçilebileceği ortadadır. Bizler bu sempozyumdan çıkacak sonuçları önemsiyoruz” dedi. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Ercüment Çiftçi, sempozyumun en önemli gündemi olan taşeron sistemin değinerek, “1 Aralık’ta göreve geldiğimizde ilk olarak karşımıza 10 milyonluk bir fatura çıktı. Şimdi biz bu faturayı ödeyeceğiz. Umarım buradan çıkacak sonuçlarla birlikte biz de bu soruna bir çözüm buluruz” dedi.

 

ALLAH KERİM

Sempozyumun Taşeron Sisteminin İş Sağlığı ve İş Güvenliğine Etkileri olan ilk oturumunun oturum başkanlığını Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Karacabey yaptı. Taşeronluğun makyaj yapılan kölelik sistemi olduğunu ifade eden Karacabey, “Soma’da yaşanan olayı yakından inceledik ve davalarına da katıldı. Biz gördük ki önce kömür sonrası Allah kerim diyorlar. Taşeron sisteminde insan canı ne yazık ki metadan sonra geliyor” dedi. İstanbul İSİG Meclisi gönüllüsü Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim görevlisi Aslı Odman, Türkiye’de 2 milyon sigortalı işçi olduğunu belirtti.

 

ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ BARİKAT

Taşeron çalışmanın örgütlenmenin önündeki en büyük barikat olduğunu belirten Odman, “Taşeron sistemde işçiler ortaklaşamıyor ve belirli sorunlarda ortak hareket edemiyorlar. Başka sektörlerde alınan temizlik işçileri inşaat işçisi, nakliye işçisi olarak görülüyor. Türkiye’deki sendikalarda bu yapısal sorunları öne koyarak taşeron işçileri örgütlemeye pek yanaşmıyorlar. Taşeron sistem demek daha tehlikeli ve daha az iş sağlığı ve güvenliği demektir. Örneğin Fransa’da nükleer sanayide çalışan işçiler arasında radyasyonun yüzde 80’nini alan ödünç işçilerdir” dedi.

 

GÜNDE 25-30 KİŞİ ÖLÜYOR

Türkiye’nin en uzun çalışma saatine sahip olan bir ülke olduğunu ve Avrupa’da ilk sırada olduğunu söyleyen Odman “Türkiye’de günde en az 4 ya da 5 kişi iş kazalarında geçtiğimiz yıl öldü. Meslek hastalıklarından ölümü de bu katarsak bu rakam 25-30’a çıkar. Ama Türkiye’de meslek hastalıkları kayıt altına alınmıyor. Bu ülkede bölgesel savaşta yaşanan ölümlerden çok insan iş kazalarında öldü. Eğer refah için dökülmesi gereken bir kan varsa biz o kanı döktük” dedi.

 

KAZALARIN ORTAK YANI TAŞERON

Kamu kurumlarında aynı işi yapan, ama farklı çalışma saatlerine sahip olan ve farklı ücret alan işçilerin varlığını hala anlamadıklarını belirten Dr. Murat Özveri, “Bir fabrikada kadrolu işçiler sendikalı ama 7 taşeron firma var. Taşeron işçiler de o fabrikada kadrolu işçilerle aynı işi yapıyor. Yargıtay özellikle taşeron işçilerle ilgili Yargıtay muaza kararları aldı. Buna rağmen alt işverenle ilgili belediyeler ve diğer kamu kurumları yine hizmet alımı yaptı. Yargıtay kararlarına karşı kanun koyucular inatlaşarak özel kanunlar aracılığı ile deliyor” dedi. Bugüne kadar yaşanan büyük iş kazalarının tek ortak özelliğinin taşeron olmaları olduğunu belirten Özveri, “Ostim, Ermenek, Soma gibi yerlerde yaşanan iş kazalarının asıl sorumluları o kurumsal şirketlerdir” dedi.

 

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 9 = ?

 
haber yazılımı: buki