Sapanca Gölü davasında görevsizlik kararı

17 Şubat 2016, Çarşamba - 13:40

TÜPRAŞ’ın Sapanca Gölü’nden su çekmesinin kanun dışı olduğuna dair SASKİ tarafından açılan davada mahkeme görevsizlik kararı verdi. Dosya ağır ceza mahkemesine gönderildi.TÜPRAŞ’ın üretim işlemlerinde kullanmak için Sapanca Gölü’nden su çekmesiyle ilgili olarak Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından açılan davanın 6. duruşması bugün Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada SASKİ adına Genel Müdür Dr. Rüstem Keleş hazır bulunurken, TÜPRAŞ kanadında ise sadece avukatlar katıldı. Yaklaşık 1 saat süren duruşmada tarafların son savunmalarını alan mahkeme heyeti, konu hakkında görevsizlik kararı vererek dosyanın Kocaeli Ağır Ceza Mahkemelerine gönderilmesine hükmetti.

“TÜPRAŞ DA HERKES GİBİ NATİFLERİ DEĞERLENDİRMELİ”
Duruşma sonrasında basın mensuplarına bir açıklama yapan SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, “Sapanca Gölü ile ilgili olarak Körfez Adliyesi’nde altıncı duruşma yapıldı. Biz bu davanın Türkiye açısından, su kaynaklarımızın korunması ve kullanılması açısından önemli bir dava olduğunu hep söyledik. TÜPRAŞ’ın, Sapanca Gölü’nden hiçbir hukuki zemine oturmadan su kullandığını, baştan beri devletin resmi kurumlarından aldığımız belge ve bilgilere dayalı olarak iddia ettik. Özellikle TÜPRAŞ’ın Sapanca Gölü’nden aldığı suyu proses suyu olarak kullandığını ve burada gerçekleştirilen prosesinde bir enerji dönüşümü olduğunu teknik ifadesiyle belirttik. Mahkemede bunun nitelikli bir suç olduğunu ifade ettik. Su olmadan üretim yapılamaz. Ancak bu suyu temin etmenin natif birçok yolu vardır. Nasıl Türkiye ve Dünya’da benzer endüstriyel kurumlar başka natif kaynaklara yönelerek bu suyu temin ediyorlarsa, TÜPRAŞ da bu natif kaynaklara yönelebilir. Bizim baştan beri buradaki temel iddiamız, temel yaklaşımımız herhangi bir kurumun varlığıyla, şahsıyla direk ilgili bir konu değil. Bizim kurumlarla işimiz yok. Bizim temel derdimiz, su yönetiminden sorumlu kurumlar olarak suyun korunmasını, suyun kontrolünü, suyun ve özellikle su kaynaklarımızın gelecek nesillere ekolojik sürdürülebilirliğini sağlayarak ulaşması tezidir. Bu anlamda da diğer endüstriyel kurumlar Türkiye’de nasıl hukuki bir zeminde su kullanıyorlarsa, TÜPRAŞ’ın da benzer şekilde hukuki süreçleri takip ederek, evrensel hukuk kuralları çerçevesinde, su yönetiminin evrensel ilkeleri çerçevesinde su kullanımı gerçekleştirmesidir” dedi.
“BİZİM TEZİMİZ TÜPRAŞ’IN VARLIĞINI DA SAVUNUYOR”
SASKİ ile TÜPRAŞ arasındaki davanın Türkiye’de bir emsal teşkil edeceğinin de altını çizen Dr. Rüstem Keleş, “Artık bundan sonra hiç kimse herhangi bir su kaynağından devletin belirlemiş olduğu kurallara uymadan su kullanamayacak. Bu önemli bir husus. İkincisi, eğer kullanmış olduğu su, ikinci bir prosese dönüştürülerek enerji olarak kullanılıyorsa bu çok nitelikli bir suç teşkil ediyor. Bütün bunları herkesin bilmesi gerekiyor. Yani buradaki temel yaklaşımımız şu; eğer su kaynakları var olursa bu tesisler var olur. Su kaynakları korunabilirse bu tür tesisler var olmaya devam eder. Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Eğer su kaynakları korunursa toplumlar, şehirler, insanlar, kurumlar varlıklarını sürdürürler. Bunu iyi anlamamız gerekiyor. Bizim aslında savunduğumuz tez, TÜPRAŞ’ın da varlığını savunan bir tez” ifadelerini kullandı.

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

8 + 1 = ?

 
haber yazılımı: buki