Nihat Ergün’den ‘Adım Adım Siyaset’

02 Mayıs 2015, Cumartesi - 01:00

 

AK Parti Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün, ‘Bakanken bakamadığım işleri yaptım ve yazdım’ diye tabir ettiği ‘Adım Adım Siyaset’ kitabının tanıtımını ve söyleşisini gerçekleştirdi

Bilim Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün, ‘Adım Adım Siyaset’ adlı kitabının tanıtımını ve söyleşisini dün Derince Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Derince Taşköprülüler Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen söyleşide Ergün, Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut, AK Parti Derince İlçe Başkanı İbrahim Şirin, Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ömer Polat, Kent Konseyi Genel Sekreteri Gültekin Görüm, Kartepe Belediyesi Eski Başkanı Şükrü Karabalık, partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi.

BAKANKEN BAKAMADIĞIM İŞLER

Söyleşiye uzun yıllardır siyasetle ilgilendiğinden bahsederek başlayan Ergün, “Geçen 30-35 sene içerisindeki değişik zaman dilimlerini bir kitaba dönüştürmeyi tasarlamıştım. Bakanken bakamadığım işleri yaptım ve yazdım. 30 yıllık siyasi dönemimizin bir özeti diyeceğimiz bir kitap ortaya çıkardım. Özellikle genç arkadaşlara, gelecekte siyasetle uğraşmayı düşünenlere katkısı olacağını umuyorum. Daha ilerleyen yaşlarda yazmadım. Çünkü bazı şeylerin taze olması daha iyi olur diye düşündüm. Kendi zaviyemde bilgim ve tecrübem kadar yazabildim” şeklinde konuştu.

SADECE SİYASET YOK

Kitabın içeriğinden bahseden Ergün, “Bu kitapta sadece siyaset yok. Ekonomik, sosyal ve dini konulara da yer verdim. Çünkü din de hayatımızın bir parçası. Kitabı okuyanlar da var, başkasından dinleyenler de var, kitapları cımbızlayanlar da var. En iyisi okumak ve akıl ve vicdanla değerlendirmektir. Bizleri takdir edenler de var tenkit edenler de. Yeter ki haksızlık yapılmasın. Eğer Türkiye’de saltanat rejimi veya tek parti rejimi olsaydı bizim gibi ailelerin çocukları hiçbir yere gelemezlerdi. Şu salondakilerin her biri aşağı yukarı aynı hayat çizgisinden geçmiş insanlardır. Aslında ilk kurulan cumhuriyet padişahlıktan farklı değildi. Ne zaman halk yönetime katılmaya başladı, o zaman millete ait bir devlet ortaya çıktı. Osmanlı’da da cumhuriyetin ilk dönemlerinde de milleti koyun sürüsü olarak gördüler” dedi.

İSLAM SİYASİ İDEOLOJİ DEĞİLDİR

Diktatörlük ve saltanata karşı olduğunu belirten Ergün, “Keşke bütün insanlık Hz. Muhammet’in gösterdiği yolu takip etseydi. Eğer etseydik dünyanın hiçbir yerinde diktatörlük ve saltanat olmazdı. Peygamberimiz bize millet iradesinin önemini öğretti. Fakat Müslümanlar maalesef saltanatı benimsediler. Bizim zamanımızda da gençlik dünyayı kurtarmaya çalışıyordu. Biz de o gençlerden biriydik. Mutlak insanı yaratan Allah’ın insanın istikameti için önerileri vardır. Biz gençtik, bilmiyorduk. Bunu öğrenme yoluna girdik. Bize istikameti düzgün adamlar lazımdır. İslamın diğer siyasi ideolojilerle yarıştırılmaması gerektiğini biliyoruz. İlamın sosyal, ahlaki bir olgu olduğu ve hayat rehberi olarak algılanması gerekir” diye konuştu.

SİYASETTE SAĞLAM DURULMALIDIR

İktidar oldukları dönemde kentte su sıkıntısı yaşandığını vurgulayan Ergün, “O dönemde derelerde sondaj çalışmaları yapılıyordu. Aslında Yuvacık Barajı yetiyordu. Bu projeleri yapmamıza gerek yoktu. Ama bizlere bu 5 sene boyunca çok haksızlık yapıldı. Belediye başkanlıkları açısından bir siyasi partinin kuruşunu gerçekleştirdik. O kuruluşta siyaset üzerine sağlam bakılar yaşadık. Eskiden geldiğimiz bazı siyasi partilerde yozlaşmalar olmuştu. Ama siyasette sağlam durulmalıdır. Siyasi partiler de canlılar gibi hastalanabilir. Kitabın bir bölümünde siyasi partilerin nerden mikrop katığını anlattım. Sadece AK Partiyi değil, bütün partileri ilgilendiren olayları yazdım. Çünkü bütün partilerin başları ağrıyor kimi zaman.

CEZAEVİNDEN CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYINA

AK Parti çerçevesinde önerileri olduğunu vurgulayan Ergün, “Kitabımın son bölümünde Türkiye’de sıcak tartışmalar var. Kendi görüşüm çerçevesinde önerilerde bulundum. Özellikle AK Parti çerçevesinde. Çünkü bu parti karizmatik genel başkanını cumhurbaşkanlığına taşıdı. 15 yıl önce cezaevinden alıyor, 15 yıl sonra cumhurbaşkanlığı sarayına alıyor. Eleştiriler de olsa bu çok büyük bir başarı. Ya gerçek bir parlamenter sistem oluşturmalıyız, ya Fransa’daki gibi yarı başkanlık sistemine geçmeliyiz. Bunlar bizim sistem karmaşamızı çözebilir. Fakat Türkiye’de önyargı var. Ben muhalefetin yerinde olsam körü kötüne başkanlık sistemine karşı çıkmam. Önemli olan konu kuvvetler ayrılığı ve millet iradesi sağlanıyorsa, mesele hallolur” dedi.

SİYASET TEMİZ KALMALI

Cemaatlerin kar amacı gütmemesi gerektiğini söyleyen Ergün, “Türkiye’de 17-25 Aralık vesilesiyle bir yolsuzluk ve cemaatlerin devletleşmesi var. Türkiye’nin cemaatleri, tarikatları ülkenin bir birikimidir. Türkiye’nin bir cemaat ve tarikat düzeni olmadığı için herkes kafasına göre takılıyor. Aslında bunlara da yazılı kanun ve kurallar konulması gerekir. Cemaat ve tarikatların holdingleşme yolundan çıkması gerekir. Türkiye’de kısa yoldan zengin olma yolları açık. Siyaset temiz kalmazsa hiçbir şey temiz kalmaz. Devlet sistemi komple bozulur” şeklinde ifadelere yer verdi.

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 6 = ?

 
haber yazılımı: buki