Eskiden 20 yılda bir, şimdi yılda 4 kere

Körfez’de yaşanan ALG patlaması ile ilgili açıklamalarının Büyükşehir tarafından siyaset olarak nitelendirilmesine tepki gösteren TMMOB, “Siyaset yapmıyoruz, çözüm önerilerimizi ortaya koyuyoruz” dedi.
21 Temmuz 2015, Salı - 00:54

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Körfez’de yaşanan ALG patlaması ile ilgili Çevre Mühendisleri Odası’nın açıklamasının ardından açıklama yapan Büyükşehir Genel Sekreteri Tahir Büyükakın’a cevap amacı ile basın açıklaması yaptı. Açıklamada ALG’ın nasıl oluştuğu ve ALG patlamasının önüne geçmek için çözüm noktasında önerilerde bulundu. İKK’nın açıklamasına TMMOB’ye bağlı odaların başkanları, CHP Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ve HDP İl Başkanı Mehmet Akgül katıldı. Açıklamada Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mehtap Öztürk, Körfez’in çeşitli noktalarında aldıkları numunelerin sonuçlarının Ankara’da olduğunu ve en kısa zamanda ellerine geldiğinde açıklayacaklarını belirtti.

AÇIKLAMA BİLİMSELLİKTEN UZAKTIR

İKK adına açıklama yapan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Mehtap Öztürk, son yıllarda İzmit Körfez’inde kötü görüntüye neden olan ALG denilen biyolojik kirlilik oluştuğunu belirtti. Bu kirliliğin Mavi Bayrak alan ve halkın gönül rahatlığı ile yüzdüğü bir plajda oluşmasının halk sağlığı açısından zararla olduğu için açıklama yaptıklarını belirten Öztürk, “Bizim açıklamamıza karşı Büyükşehir yetkililerin yaptığı açıklama çözümden uzaktır. Yapılan açıklama kafa karışıklığına neden oldu. Açıklamada problem olmadığı, kirliliğin olmadığı, suyun tertemiz olduğu, denize girin açıklamaları bilimsellikten uzaktır” dedi.

ÖLÜM TEHLİKESİ OLUŞUR

TMMOB’ye bağlı odaların kamu yararı dışında siyaset yapmadığını ve meslek kuruluşlarının bilimsel veriler üzerinden konuştuğunu belirten Öztürk, “Körfez’de yaşanan bu kirlilik yüksek miktarda besi elementi olmasından kaynaklanmaktadır. Besi elementi olarak adlandırılan Azot ve Fosforun çok olması sıcaklık ve diğer faktörlerin uygun olmasıyla ALG’lerin aşırı artışına neden olmaktadır. ALG su ekosistemi için çok önemlidir. ALG’ler su ortamı için çok besin üretir ve bu besinlerin çoğalmasıyla birlikte ötrofikasyon denen biyolojik bozulma oluşur. Ötrofikasyonun olduğu ortamlarda canlılar için ölüm belirlenmiş demektir” dedi.

YETERLİ ARAŞTIRMA VE İNCELEME YOK

ALG patlamasının Marmara’da geçmişte 20 yılda bir olurken son 1 yılda 4 kez oluştuğuna dikkat çeken Öztürk, “Bu noktada ALG’nin besin kaynağı olan Azot ve Fosforun nedenleri araştırılıp, sorun akılcı mühendislik yaklaşımlarla çözüme kavuşturulmalı. Bizler çözüm önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Körfez’e yüksek miktarda besin kaynağı olan Azot ve Fosfor girmekte. Bu tablonun patojen olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırmaya ulaşılmamakla birlikte Körfez su kalitesinin ve deniz ekosisteminin son derece etkilendiği açıktır” dedi.

BESİ ELEMENTLERİ NEREDEN GELİYOR?

Ortamdaki Azot ve Fosfor gibi besi elementlerinin girdilerinin bir envanteri çıkarılması gerektiğini söyleyen Öztürk, “Karasal, evsel ve endüstriyel kaynaklı girdiler irdenelmeli ve raporlar kamuoyuna sunulmalı. Kim rencide ederse etsin bu yüksek besi elementlerinin nereden geldiği tüm çıplaklığı ile ortaya konulmalı. Atıksu Arıtma Tesisleri giriş çıkış değerleri, Azot. Fosfor, Koi, Boi, Debi verileri internet ortamında kamuoyu ile paylaşılmalı. Özellikle doğu kolektörü üzerinden çok yüksek miktarda azotun körfez’e deşarj edildiği bilinmektedir. Hala bu durumun devam ettiği kanaatimiz devam etmektedir. Öncelikle sanayi kuruluşlarının yüksek miktarda azot deşarjına engel olunmalı” dedi.

ATIKSU VE YAĞMURSUYU BİRBİRİNE KARIŞMAMALI

Evsel Arıtma Tesisleri Biyolojik arıtma tesisleri olup aktif çamur sistemi olarak adlandırılan bir prosesle işlevlerini sürdürdüklerini belirten Öztürk, “Bu tesisler dizayn parametrelerine uygun atıksu geldiği taktirde tam verimlilikle çalışmaktadır. Kocaeli’nin tamamına yakınında yağmursuyu ve atıksular birbirinden tam olarak ayrılıp arıtma tesislerine ulaşmamaktadır. Fazla yağmurlarda tesisler fonksiyonlarını yerine getirmeyerek günlerce aksamakta ve evsel atıklar arıtılmadan yağmursuyu ile seyreltilerek arıtma tesisine verilmektedir. Bu durum arıtma tesisi prosesini olumsuz etkileyerek atıksuların arıtılmadan alıcı ortama verilmesine neden oluyor. Atıksu ve yağmursuyu kolektörleri sağlıklı ve tekniğe uygun yapılmalı ve atıksu kolektörlerine yağmursuyu girişine asla izin verilmemeli” dedi.

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

5 + 3 = ?

 
haber yazılımı: buki