Darıca ilçesinin tarihçesi

30 Ocak 2015, Cuma - 23:40

 

Darıca, ismini sahilden 200 m. Kuzeyde bulunan, günümüzde bir burcu ayakta kalan Darıca Kalesinden alır.

 

Bizanslılar döneminde dışarıdan gelebilecek taarruzlara karşı bir tevkif kalesi olarak kullanılan kalenin tarihteki en eski adı "TARARİON" olarak bilinmektedir. Bu kaleden daha sonraları "TORİCİON" olarak bahsedilir. Bizans döneminde antik dönem "BİTHYNİESİNE" özel önem verilirmiş. Bu dönemde şehir ve kiliseler bir yol örgütüyle birbirine bağlanmıştır; önem derecesine göre sıralanan kent ve kiliseler yol örgütü listesinde Darıca; "KALOS AGROS" ismiyle anılır. Danca'nın (1329) Pelekonon savaşıyla Türklerin eline geçmesinden Cumhuriyet dönemine kadar geçen sürede burada oturan yerli Rumlarca Darıca, "ARECU" ismiyle anılmıştır. Evliya Çelebi Seyehatnamesinde Danca'dan "DAR UCA" olarak bahseder. Cumhuriyet döneminde "DARUCA" Halk dilinde DARICA şeklinde isimlendirilerek günümüzdeki ismini almıştır.

 

Kuş cennetiyle ünlü kent

 

TARİHTE DARICA : İzmit ile İzmit Körfezi M..Ö. XII y.y'ın başlarında Yunan kökenli kavimlerin istilasına uğramış; bu kavimlerin istilasıyla birlikte bu bölgede başlayan yerleşik düzenle tarihi gelişmelerinde başlandığı söylenebilir.

 

Trakyadan Anadolu içlerine göçen "FRİGLER" daha sonra "MİSYALILAR" Kocaeli bölgesinin ilk yerleşik Halkı oldukları kabul edilir. Osmanlılar döneminde Kocaeli adı verilen yarımadayı bir ara "TİNYALILAR", daha sonra "BİTHİNYENLER" ele geçirerek M.Ö. 378'de "BİTHİNYEN" krallığını kurmuşlardır. Bu krallık döneminde Darıca, nin kurulduğu söylenebilir. Bitinye krallığının Eyalet olarak Roma İmparatorluğuna bağlanmasından sonra 1329 Pelekonon savaşına kadar Darıca Bizanslıların yönetiminde kalmıştır, Bizans hükümdarı III. ANDRANİKOS'un Osmanlı Hükümdarı Orhan Bey tarafından 1329 Haziranında Pelekonon denilen yerde yenilgiye uğratılınca Darıca Osmanlı imparatorluğunun hakimiyetine geçmiştir. Sultan Yıldırım Beyazıt'ın Ankara Savaşıyla 1402'de Timur'a yenilmesiyle altı oğlu arasındaki taht kavgaları Osmanlılarda Fetret Devrini başlatmış Şehzade Süleyman Çelebi tahta oturabilmek için kendine destek sağlamak açısından Gebze, Hereke, Eskihisar, Danca'yı Bizans İmparatorluğuna verdi. Böylece tekrar Bizans hakimiyetine giren Darıca Sultan Mehmed'in komutanlarından Gazi Timurtaşoğlu Umurbey tarafından yeniden fethedilerek Osmanlı topraklarına katıldı. Fethedilen bu toprakları Sultan Mehmed Bursa'daki imaretine vakıf etmiştir. Darıca'daki arazilerin bir kısmı bu vakıf aracılığı ile alınıp satılmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı 1914-1921 yılları arasında Darıca bazı azınlıklar ve yerli çetecilerin yağmasına maruz kalmış, bunlar (Küçük Aslan Bey) vs. 28 Nisan 1921 yılında Darıca Yunan ve İngiliz birliklerince işgal edilmiş bu işgali küçük yaşta yaşamış olan Şakir Yapıcı, işgallerin başlamasıyla Danca'da oturan Türklerin buradan göç ederek Üsküdar, Kartal, Tavşancıl'a yerleştiğini ifade etmektedir. İşgal kuvvetlerinin 26 Haziran 1921'de Darıca'dan çekilmesiyle göç eden Türklerin tekrar Darıca'ya döndüğünü belirtmektedir. Kurtuluş Savaşı yıllarında yerli Rumlarla çeteci (Küçük Aslan Bey)'in Darıca yöresindeki olumsuzlukları bastırmak için (Büyük Aslan Bey) Kara Aslan, Arnavut Kaplan Ağa (Kaplan Sönmez Yıldız) Kuvayi Milliye ile birleşerek Danca'nın Kurtuluş Mücadelesine katkıda bulunmuşlardır.

Darıca, İzmit Merkez ilçesinin 56 km. batısında, Gebze ilçesinin 7 km. güney batısında, Kocaeli yarımadasının Güney kıyı şeridi üzerinde, Yalova, Yelkenkaya, Darıca Körfez hattının başlangıcında 114 km2, alan üzerine kurulmuştur. Denizden yüksekliği 28 m. olan Danca'nın, Kuzeyinde Gebze ilçesi, Doğusunda Eskihisar Köyü ile Batısında Tuzla ilçesi yer alır. İstanbul'a uzaklığı 51 km. kadardır. Gebze ili arasındaki sınır 1926 yılında ilçe idare kurulu tarafından çizilmiştir. İş Bankası Turistik Tesisleri içinde kalan Ayazma'dan başlayarak Doğuya doğru kıyıya mutakiben Eskihisar tepesine Gebzeli Hamamcı Mustafa'nın tarlası sınır dışı kalarak Darıca Tahta köprüsüne ve oradan tren yoluna paralel takip ederek Kanço Tepesi ve üç burun yarımadası (Bayramoğlu) beldesi içinde kalarak Mankafa Burnunda sınır son bulur. Kocaeli Penepleni'nin güneyinde yer alan Danca'nın yer yapısı NEOLOTİK zamana ait olup Üç Kafa burnundan Eskihisar'a kadar DOLMATİK-KALKERLİ bir toprak yapısına sahiptir. Birinci derecede deprem kuşağında bulunan Darıca arazisi, yeryüzü şekilleri bakımından aşınmış ve yıpranmıştır.

Deniz sahilinden kuzeye çıkıldığında yer yer yükseklikler artmasına rağmen bu yükseklik ortalama 200 m.yi aşmaz. Oldukça alçak sahilleri girintili çıkıntılıdır. Darıca, İzmit Merkez ilçesinin 56 km. batısında, Gebze ilçesinin 7 km. güney batısında, Kocaeli yarımadasının Güney kıyı şeridi üzerinde, Yalova, Yelkenkaya, Darıca Körfez hattının başlangıcında 114 km2, alan üzerine kurulmuştur. Denizden yüksekliği 28 m. olan Danca'nın, Kuzeyinde Gebze ilçesi, Doğusunda Eskihisar Köyü ile Batısında Tuzla ilçesi yer alır. İstanbul'a uzaklığı 51 km. kadardır. Gebze ili arasındaki sınır 1926 yılında ilçe idare kurulu tarafından çizilmiştir. İş Bankası Turistik Tesisleri içinde kalan Ayazma'dan başlayarak Doğuya doğru kıyıya mutakiben Eskihisar tepesine Gebzeli Hamamcı Mustafa'nın tarlası sınır dışı kalarak Darıca Tahta köprüsüne ve oradan tren yoluna paralel takip ederek Kanço Tepesi ve üç burun yarımadası (Bayramoğlu) beldemiz içinde kalarak Mankafa Burnunda sınır son bulur. Kocaeli Penepleni'nin güneyinde yer alan Danca'nın yer yapısı NEOLOTİK zamana ait olup Üç Kafa burnundan Eskihisar'a kadar DOLMATİK-KALKERLİ bir toprak yapısına sahiptir. Birinci derecede deprem kuşağında bulunan Darıca arazisi, yeryüzü şekilleri bakımından aşınmış ve yıpranmıştır. Deniz sahilinden kuzeye çıkıldığında yer yer yükseklikler artmasına rağmen bu yükseklik ortalama 200 m.yi aşmaz. Oldukça alçak sahilleri girintili çıkıntılıdır.

NÜFUS

 

Kaynaklara göre Danca'da ilk yerleşik nüfusun "BİTHİN" ve Yunan kökenli olduğu kabul edilir. Darıca ve çevresi çeşitli zamanlarda sık sık el değiştirdiğinden ve tabii afetlerden dolayı, nüfusu zaman zaman Rumların zaman zaman da Türklerin lehine değişmiştir. Ünlü Türk gezgini Evliya ÇELEBİ'nin seyahatnamesinde 'DARICA KALESİ" hakkında "yedi lebi deryada dört köşede kalesi vardır. Kalenin limana nazır cihetinde bir kapısı vardır. Kalenin muhafızı ve komutanı yoktur. İçinde 20 civarında kiremit örtülü evler mevcuttur" diye bahseder.

Danca'da ilk nüfus sayımı 1831 yılında (meval-i Devriye'den) İLYAS ZADE SEYİT İBRAHİM EFENDİ tarafından yaptırılmıştır. Bu sayımda Danca'nın nüfusu 4500 kişi olarak tespit edilmiştir. Nüfusun çoğunlu-ğunu'da Rumların oluşturduğu görülmüştür. 17 Kasım 1910'da çıkan ve Darıca'daki dokuzyüz hane evin yanıp kül olduğu büyük yangın sonrasında Rumların büyük bir kısmı Büyükada, Heybeli ve Burgaz adası gibi İstanbul adalarına, Türklerin bir kısmı da (Arap Bilali'ye göre) Eskihisar, Aydınlı, Tavşanlı ve Hereke'deki akrabalarının yanına göç etmiştir. Göç edenlerin bir kısmı sonradan geri dönmüşlerdir. 1911-1921 Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında tekrarlanan nüfus hareketleri Danca'mızın nüfusunun önemli ölçüde azalmasına sebep olmuştur. Kurtuluş Savaşından sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşmasına göre Yunanistan'la yapılan mübadele sonrası Danca'ya- Girit-Selanik-Serez-Kavala gibi muhtelif yerlerden gelen Türklerin bir kısmı 4 Şubat 1924 tarihinde Danca'ya yerleştirildiler.

 

Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan nüfus sayımı 1927 yılında gerçekleşmiştir. Bu nüfus sayımında Danca'nın nüfusu 2115 olarak belirlenir. 1960 yılında romanya va Bulgaristan'dan gelen Türk göçmenlerin Danca'ya yerleşmesiyle 1965 yılında yapılan nüfus sayımına göre Danca'nın nüfusu gelen bu 250 muhacirle 5575 olarak belirlenmiştir. 1985 yılında yapılan nüfus sayımında bu oran 33.551 kişi olmuştur. 1990 yılında yapılan son nüfus sayımında 53.300 kişi olarak belirlenmiştir. Danca'nın sanayi bölgesi olması nedeniyle özellikle KARS-ERZURUM-BİLECİK-BOLU-GÜMÜŞHANE-BAYBURT-TUNCELİ ve Yurdun dört Bir tarafındaki illerden çalışmak amacıyla Danca'ya gelenlerinde burada yerleşmesiyle Danca'nın nüfusunun Arttığı bilinmektedir.

Sosyal yapı

1924 Türk-Rum mübadelesi ile Danca'nın 80 hanelik yerli halkı kaldı, bu mübadele gereği aynı yıllarda (1924-1925) Yunanistan ve Ciritten gelen Türk'ler ile (1941-1942.19501960) yıllarında Bulgaristan ve Romanya'dan gelen Türkler Danca'da iskan edilmiştir. 1965 yılları sonrasında başta Trakya (Keşan) Erzurum, Kars. Bilecik, Bolu, Tunceli, Erzincan olmak üzere yurdumuzun dörtbir yanından gelen yurttaşlarımız Danca'ya yerleşmiştir. Bu nedenle Darıca Halkı kozmopolit bir yapıya sahip olup sosyal yapı olarak çok çeşitlilik gösterir. Belli zaman aralıkları ile Danca'ya yerleşen insan toplulukları ilk yerleşik hayattaki örf adet geleneklerini yeni yerleştikleri Danca'da devam ettirmişlerdir. Darıcanın belli özellikler taşıyan örf adet gelenekleri olmasına rağmen kına gecesi düğünlerde oynanan çiftetelli, kasap havası lorke ve üç ayak folklor oyunlarda sosyal yaşamda yerini almışlardır.

EKONOMİK YAPI

 

Danca'da bulunan tarihi liman isketeleri, un depoları, değirmenleri, yağ haneleri ve ticaret yerlerinin varlığı ve yapılış tarihi itibariyle Cumhuriyetten önce burada deniz taşımacılığı ve ticaretin çok ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. 1924 yılından önce yerli Rumlarca zeytincilik, Bağ, Bahçecilik, Küçükbaş ve büyükbaş havancılık yaptıkları bilinmektedir. Lozan Antlaşmasıyla yapılan mübadele sonrasında Yunanistan'ın kıyı kentlerinden ve Girit adasından gelen Türkler, Danca'dan ayrılan Rumların yaşadığı yerlere devlet tarafından yerleştirilmiştir, Yunanistan'ın kıyı kentlerinden gelen Türkler zeytinlik alanlara, yani sahil şeridine yerleştirilirken tarım ve hayvancılıkla uğraşanlarda tarım alanlarına yerleştirildiler. Danca'nın konumuna uygun bu toprak dağıtımı geleneksel tarım üretiminin de devamını sağladı. 1965-1970 yıllarına kadar halkın en önemli geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık bu tarihlerden itibaren tarım alanlarının imara açılması ve sanayinin bu bölgede hızla gelişmesi üzerine tarım ve hayvancılığın yok denecek kadar azalmasına neden olmuştur.

 

Bugün sadece imar planında ayrılmış alanlarda kiraz üretimi, zeytin üretimi yapılırken tarım literatürüne kalitesiyle geçmiş bulunan Bayrampaşa Enginarıyla boy ölçüşebilecek düzeyde olan Darıca Enginarı bugün de sembolik olarak üretilmektedir.

DARICA'DA HAYVANCILIK :

 

Tarım alanlarının sanayi ve ticarete kayması sonucu Danca'da büyükbaş hayvancılık tamamen ortadan kalkmış durumdadır. Bunun yerini besi ve kümes hayvancılığı almıştır, imar planının disipline ettiği ve belirtilen tarım alanları içinde modern kapalı yedi adet küçük, büyük, sulu ve kuru sistem çalışan tavuk çiftlikleri bulunmaktadır. Bunların dışında birkaç aile kurbanlık "SAKIZ11 türü koyun beslemektedir. Danca'nın "SAKIZ" türü kurbanlık koç ile koyun yoğurdu meşhurdur.

BALIKÇILIK :

 

Son yıllarda balıkçılık oldukça gerilemiştir. Bunun başlıca nedeni dışarıdan gelen (TROL)cularm balık yataklarını bozmasından kaynaklanmıştır. Buna rağmen hala birçok kişi geçimini balıkçılıktan sağlamaktadır. Darıca ÇİROZ'u ile meşhurdur. Önceki yıllarda iç Ve dış piyasaya ihraç eder durumda olduğu ÇIROZ'u artık üretilme-mektedir. Devrin Cumhurbaşkanı İsmet iNÖNÜ'nün Almanya büyük elçisi Van PAPEN'e Danca'dan özel kuryesi ile Çiroz getirterek ikram ettiği bilinmektedir.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

9 + 1 = ?

 
haber yazılımı: buki