Belediyeler Depreme Hazırlıklı mı?

Bugün, Kocaeli ve İstanbul bölgesinde faaliyet gösteren ve ilimizdeki birkaç yerbilimi firmasından biri olan İMAR MÜHENDİSLİK- JEOLOJİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ’ne konuk olduk.
29 Eylül 2013, Pazar - 13:16

Bugün, Kocaeli ve İstanbul bölgesinde faaliyet gösteren ve ilimizdeki birkaç yerbilimi firmasından biri olan İMAR MÜHENDİSLİK-  JEOLOJİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ’ne konuk olduk. Firma sahibi, Jeoloji Mühendisi Volkan KARA ile çevremize ve inşaat sektörüne yerbilimci bakış açısını değerlendirdik.

-Kenan Laçin; Volkan Bey kısaca sizi tanıyabilir miyiz öncelikle?

-  Volkan Kara; 1979 Erzurum(Şenkaya) doğumluyum. İlk ve ortaöğrenimi sırasıyla Erzurum ve Gebze’de tamamladım. 1996 yılında başladığım Hacettepe Üniversitesi Jeoloji(Hidrojeoloji) Mühendisliği eğitimimi 2001 yılında tamamladım. İller bankası ve bazı özel yerbilimi firmalarında 2003 yılına kadar mesleki alanda tecrübe kazandım.  2004 tarihinde, vatani görevimi kısa dönem olarak Kırşehir ‘de yerine getirdim.

Bu süreçte; özellikle, Ağustos 1999 depreminden sonra yerbilimci meslek alanlarına özel sektörde geniş yer verilmesi ve kamuoyunda bir duyarlılık oluştuğunu gözlemlediğimden bilgi ve birikimimi kurumsal bir ticari faaliyete dönüştürmeyi planladım. Mart 2005 tarihinde Gebze’de İMAR MÜH.-JEO. ARŞT.  UYG. MRKZ. ’ni profesyonel bir mesleki kuruluş olarak hayata geçirdim.  Halen bu firmanın sahibi, birçok sivil toplum kuruluşunda üye ve GİMDER (Gebze İnşaat Müteahitleri Derneği) Çayırova Şube Başlanlığı’nı yürütmekteyim.

- Kenan Laçin; Firmanızın hizmet alanları neler?

-Volkan Kara; Ağırlıklı olarak danışmanlık ve profesyonel meslek hizmeti ile kısmi olarak uygulama hizmetleri sunmaktayız. Zemin Etütleri, İmar Planlamasına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etütler, yapı temellerinde zemin iyileştirme tekniklerini projelendirme ve uygulama hizmetleri, yeraltısuyu ve yeraltısuyuna bağlı yapısal ve çevresel sorunlar, yeraltısu kaynaklarından sürdürülebilir planlamalarla yararlanma gibi geniş bir yelpazede temel mühendislik çözümleri üretmekteyiz.

Kenan Laçin; Yıllardır çevremizi ve sektörü tanıyan bir yerbilimci olarak, 1999’dan bu yana sizce yapılara ait zemin araştırma sektörüne yönelik kamuoyu bilinci yeterli düzeyde oluştu mu?

-Volkan Kara; Epey bir mesafe kat edildiğini söylemek mümkün. Yalnız hala eksiklerimiz var. Yerel idareler, mülki amirlikler ve sivil toplum kuruluşları özellikle Kocaeli bölgesinde oldukça hassas. Ancak, bence tüm belediyelerin zemin bölgelendirme çalışmaları daha hassas şekilde revize edilmeli ve yapıya ait jeoteknik önlemler mutlaka zorunlu koşulmalıdır.

Bakın çok somut bir örnek vereyim; Çayırova’da Şişecam arazisinden şu anki mevcut belediye binasına kadar olan hat boyunca genel zemin yapısı kumlu (alüviyal) tabakalardan oluşmakta. Üstelik, yüzeyden ilk 20 metre derinliğe kadar yapılan sondajlarda mutlaka yeraltısuyu gözlemliyoruz. 

Bunun anlamı şudur; bu alanda inşa edilmiş şuanki mevcut yapılar, deprem anında mutlaka sıvılaşma dediğimiz riskle karşı karşıyadır. Sıvılaşma, örneğini 1999 depreminde Adapazarı’nda gördüğümüz yıkımlara sebep olan bir olgudur.  Dolayısıyla Çayırova’daki bu alanda, belediyenin zemin etüt formatlarını değiştirmesi acildir.  Zemine etüt sonuçlarına göre; eğer sıvılaşma bekleniyorsa, yapı inşasından önce mutlaka zemin iyileştirmesi projesini yapı denetimlerin de desteği ile uygulatmalıdır. Aksi takdirde, zemin etütleri yapıyı kurtarmaz. Bürokratik bir evrak olarak arşivlerde kalacaktır.

Benzer risk; Gebze Tren İstasyonundan Şifa Mahallesine kadar uzanan hat boyunca da söz konusudur. Oysa bu bölgelerde, sığ temelli yapılar hiçbir zemin iyileştirmesine gerek duyulmadan inşa edilmektedir. İnsan hayatı ekonomiyle ölçülemez. Daha ciddi mesleki denetim ve uygulamalara ihtiyaç var.

Genel sorunumuz şu; bizim müellif olarak raporlarda sunduğumuz öneriler, sırf müteahitler için ekonomik olmamasından(!) dolayı pratiğe uygulanmamaktadır. Bu konuda, İstanbul’daki belediyeler çok daha bilinçli uygulamalar içindeler.

Kenan Laçin -; Bu konuda belediye tam olarak ne yapmalıdır sizce?

-Volkan Kara; Güvenlik faktörünü, ekonomi faktörünün önünde tutmalı ve bunu yapı temelinde mutlaka müteahhite uygulatmalıdır. Tabi, bu konuda Yapı Denetim firmalarına da büyük sorumluluklar yüklenmelidir.

Kenan Laçin -; Yani hala etkin bir uygulama ve denetim geliştirilmiş değil?

-Volkan KARA; Rapor ve projeleri hazırlayan müellif mühendisler, belediyelerdeki kontrol mühendisleri ve birim müdürlerinin daha çok mesleki işbirliğine ihtiyaç bulunmaktadır. Bunu da sağlayacak olan belediyelerdir.

17 Ağustos 1999’dan günümüze kadar geçen süreçte gördük ki belediyelerde çok daha güçlü ve donanımlı kadrolara ihtiyaç bulunmaktadır.

Her tip zeminde her tip yapı inşa edilebilir. Yeter ki, zeminin jeoteknik koşullarına göre en uygun iyileştirme tekniği neyse, doğru şekilde belirlensin.

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 1 = ?

 
haber yazılımı: buki