ALLAH İÇİN SEVELİM

ALLAH İÇİN SEVELİM
24 Mart 2016, Perşembe - 12:06

Yazının başlığını imanın tadını tatmak için ölçüler veren şu hadis-i şeriften aldım:

“Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar:Allah ve Resûlünü,herkesden ve herşeyden daha çok sevmek.Sevdiğini Allah için sevmek.Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi kötü ve tehlikeli görmek.”(Buhârî, Îmân 9)

Hadiste zikredilen “imanın tadı” ifadesi dikkat çekicidir. İmanın tadına varan, onu bütün benliğinde hisseden bir kimse Allah’ın emirlerini yerine getirme, yasaklarından da sakınma hususunda çok derin bir hassasiyet içinde olacaktır. Dini yaşamak, ibadetleri yerine getirmek onda bir meleke haline gelecektir. İnsan tat aldığı, zevk duyduğu şeyi sürekli yapmak ister. İşte imanın tadı da insana dinde samimiyet ve süreklilik kazandırır.Burada imanın tadının kişinin ibadet hayatına nasıl bir derinlik ve iştiyak kazandırdığını yine her yönüyle bize örnek olan Peygamberimizin namaza olan düşkünlüğünde görüyoruz. Nitekim Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

Allah her nebiye bir arzu, istek ve şehvet vermiştir. Bana gelince, benim şehvetim, gece namazı kılmaktadır."(Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr, 12/84)

Hadisimizde imanın tadını tadabilmenin üç şartı zikredilmiştir. Bunlar:

Allah ve Rasülünü herşeyden daha çok sevmek

Sevdiğini Allah için sevmek

İnkar ve inançsızlığı Cehenneme atılmak kadar kötü ve tehlikeli görmek. Sevgili Peygamberimiz bu enfes beyanlarıyla imanımızın kalite ve keyfiyetini ölçmek için bize ölçüler vermiştir. Sevgili Peygamberimizin imanın lezzetine ulaşmanın ölçülerini verdiği başka hadisler de vardır. Bu hadislerden iki tanesi şöyledir:

“Allah’ı rab, İslâm’ı din, Muhammed’i peygamber olarak benimseyip onlardan râzı olan kimse imanın tadını tatmıştır” (Müslim, İmân 56)

 Hadiste zikredilen hususlar aynı zamanda kabir suallerinin cevabını oluşturmaktadır. Hadislerde kişinin, “Rabbin kim?” Peygamberin kim? Dinin ne?” sorularına muhatap olacağı belirtilmiştir.(TirmizîCenaiz 70)

Diğer hadisimiz de şöyle:

“Üç özellik vardır; kimde bunlar bulunursa, cehennem ona, o da cehenneme haram olur: Allah’a inanmak, Allah’ı sevmek ve ateşe atılıp yanmayı, küfre dönmeye tercih etmek” (AhmedİbniHanbel, Müsned III, 114).

Âlimlerimiz imandan tat alma keyfiyetini, itaattan zevk almak, Allah ve Resûlü’nün rızasını kazanmak içinbütün zorluklara göğüs germek,Allah ve Rasülünün rızasını dünyevî çıkarlara tercih etmek olarak yorumlamışlardır.

Allah ve Rasülünü herşeyden daha çok sevmek çok önemli bir kriterdir. İmanın kazandırdığı bu duygu ve karakter insanın bütün yaşatışını kuşatan, her şeyine hükmeden, yaptığı her şeyi Allah ve Rasülü’nün onayından geçirme hassasiyet ve şuurunu kazandıran bir dinamiktir.

Hadiste zikredilen ikinci ölçü “Sevdiğini Allah için sevmektir.” Bu bir sevgi ahlâkı ve sevgi disiplinidir. Mü’min her şeyiyle bir ölçü ve disiplin insanıdır. Dolayısıyla o hal ve hareketlerinde, tavır ve davranışlarında, tercihlerinde gelişi güzel veya nefsinin arzu ve istekleri doğrultusunda hareket etmez; edemez. Onun sevgi dünyasını oluşturan, ona yön veren Allah inancı ve bu inancın oluşturduğu duygu, düşünce ve karakterdir.Evetmü’min sevdiğini Allah için sevecek sevmediğini de Allah için sevmeyecektir. Başka hiçbir beşerî mülahaza, hiçbir kaygı, meyil onu bu ölçüden uzaklaştıramayacaktır. Hangi gerekçeyle olursa olsun mü’min kardeşine sevgiden başka bir saik ile hareket etmeyecektir. Mü’minler Allah için birbirlerini sevecek, birbirleri hakkında hep güzel duygular besleyecek, su-i zan, gıybet, kin ve düşmanlık gibi tutum ve davranışlar asla mü’minin duygu, düşünce ve yaşantısında yer bulamayacaktır. Yanlışlıklar imanın gerektirdiği kardeşlik ikliminde giderilecektir.

Hadiste ifade edilen üçüncü özellik imansızlığı cehennemle eşit görme basiret ve teyakkuzudur. İmanın değerini bilme, İslam’ın izzetiyle yücelme iman ve İslam’dan uzaklaşmayı ateşe atılıyor gibi görme hassasiyeti. Aslında küfrün ve inançsızlığın karşılığının ateş olduğunu biliyoruz. İşte hadisimiz bu bilincin canlı tutulmasını imanın tadı olarak bize sunmuştur.

Hadiste zikredilen hasletleri kazanma, böylece imanın tadına ulaşma dua ve niyazı ile

Hayırlı Cumalar…

Mehmet KARATEPE

Çayırova Vaizi

 

 

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

6 + 8 = ?

 
haber yazılımı: buki